Bir iflas hikâyesi…

Krizde 2 tekstil fabrikasını kapatan Cem Sarı, “2018’in başında inşaallah iyi olacak diyorduk. Fakat yolun sonuna geldik.” diyor. (Fotoğraf: Bloomberg)

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Türkiye’de gazeteler “muhteşemiz” manşetlerinden iflas hikâyelerine yer ve vakit bulamıyor. Hepsi seçim arefesinde animasyon görüntülerini “yerli savaş uçağı” diye yutturmakla meşgul.

Vakit kalsa da yazacak cesaretleri kalmadı. Sanayici, esnaf, çiftçi kredi borçları altında inliyor. Hükûmet “göz yaşartıcı soğan baskınları” yapıyor.

5 sene evvelki Gezi Hâdiseleri’nin tertipçisi olmakla itham ettiği işadamlarını, akademisyenleri derdest ediyor. Türkiye iflasla yüzleşirken olup biteni tarihe not düşme vazifesi de ithal gazetecilere düştü.

İKİ TEKSTİL FABRİKASI VARDI

Bloomberg’in 9 Aralık’ta abonelerine geçtiği haber, “Herkesin bir iflas hikâyesi var.” sözleri ile başlıyor. Varını yoğunu, ömrünün bütün birikimini krizde kaybetmiş Cem Sarı ile mülakat yapılmış.

Bursa’da iki tekstil fabrikası ile zirveye kadar tırmanmış Sarı’nın ticarete Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) iktidara geldiği 2002 senesinde atılmış. Bloomberg, Sarı’nın hikâyesini anlatırken aynı zamanda AKP’nin 16 senelik devr-i iktidarının da karnesini çıkarmış.

2002’DEN SONRA KREDİ YAĞDI

Son krize kadar perde ve kanepe örtüsü olarak kullanılan kumaş imal eden CERM Tekstil’de bin kişi istihdam ediliyordu.

2002 ve akabinde talebin patladığını ve yabancı sermayenin Türkiye’ye akın ettiğini belirten Cem Sarı, “Faizler ve enflasyon düştü. Kredi yağdı.” diyor.

Cem Sarı da diğer işadamları gibi siyasî ve iktisadî reformların teşviki ile Türkiye’ye akın eden dövizden fazlası ile istifade etmiş.

Dövizin uzun yıllar düşük kalmasının verdiği rahatlıkla dolar ve euro nevinden borçlanmış. Satış gelirleri 10 milyon dolara kadar yükselmiş.

Amma velakin 2016 senesinin sonbaharında işler tersine dönmüş. TL değer kaybetmeye başlayınca euro borçların TL karşılığı durduğu yerde katlanmış.

Ayakta kalmak ümidi ile üç çalışandan birini işten çıkaran Sarı, bankaların daha o günlerde kredi musluğunu kısmaya başladığına dikkat çekiyor: “Türkiye’nin bankacıları yaklaşan krizi o günlerde kokladı.”

MALİYETLER KATLANDI

“O zamanlar çok güvenilir bir firmaydık.” diyen Sarı, bankacıların sadece güneşli havada şemsiye açtığını şöyle anlatıyor:  “Buna rağmen kredi için bankaya gittiğimde bölge müdürümüze sormalıyız’ gibi şeyler söylediler.”

Euro arttıkça ithal ham madde ve yarı mamulün fiyatı da artmış. İtalya’dan ithal ettiği boyanın litresi 2017 başında 86 lira iken aynı senenin kasım ayında 109 liraya yükselmiş.

Sarı, “Zaman daralıyordu. Bazı aylarda eksiye düşüyordum.” diyor. İthalatın ödemesini euro olarak yapıyordu. İç piyasa ise ödeme TL idi. Vadeler uzadıkça parayı tahsil ettiğinde aynı fiyata boya bulamıyordu.

“İYİ OLACAĞIZ İNŞAALLAH DİYORDUK”

Sarı 2018’e girerken krizden çıkacağına inanmış. Zira başkanlık seçimi ile işlerin düzeleceği söyleniyordu.

“Diyorduk ki iyi olacağız inşaallah.” sözleri ile o günkü hissiyatını aktaran Sarı kendinden emin bir şekilde iki fabrikayı daha büyük bir binaya taşınarak kira faturasını yüzde 30 azaltmış.

Cem Sarı’ya ait CEMR Tekstil’de kadar perde ve kanepe kumaşı imal ediliyordu.

Kira faturasını düşürmek de sonuç vermeyince Sarı, şubat sonunda CERM’i kapatmaya karar vermiş. Sarı o günden beri dışarıdan tekstil firmalarına müşavirlik yapmaya çalışsa da düzenli bir gelirden mahrum.

Zirvede iken sıfırı tüketmiş ve, “Bu bir utanç. İki fabrika inşa etmek kolay değildi. Ama hepsi gitti.” diyor.

BLOOMBERG: ACI VERİCİ BİR TEDAVİ MUHTEMEL

Sarı’nın iflas hikâyesi ile krize ayna tutan Bloomberg’e göre Türkiye için acı verici bir tedavi olması muhtemel: “Birçok iktisatçı ekonominin gelecek yıl küçüleceği görüşünde. Uluslararası Para Fonu daha iyimser, yüzde 0,4 büyüme tahmininde bulundu. Ancak bu durum, Türkiye gibi nüfusu üç kattan fazla artmakta olan bir ülkedeki resesyona (durgunluğa) karşılık geliyor.”

İflas eden Sarı, “Yüzde 18 faizle borç almam gerektiğinde ağladım. Şimdi insanlar yüzde 40’ta borçlanıyor.” sözleri halihazırda yüzde 40 ile kredi kullananlar için son ikaz.

Damdan düşen Sarı haklı: Sadece finansman maliyeti yüzde 40’a çıkmış bir şirketin faaliyetini temadi ettirmesi mümkün değil.

ŞOFÖR İKAZ LAMBALARINI KALE ALMADI

Bloomberg Türkiye ekonomisini araba teşbihi ile anlattı aynı haberde. “Şoför gösterge tablosunda yanıp sönen çoklu ikaz ışıklarını görmezden geldi.” tespitinde geçen sürücü Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değil.

Bloomberg şunları kaydetti: “Yüksek hızlara ulaşabilen o araba sonra devrildi. Kendi parasıyla klasik bir kriz yaşadı ve acımasız bir kredi krizine maruz kaldı.”

Merkez Bankası 6,80 TL’ye kadar yükselen doların ateşini repo faizini yüzde 24’e çıkararak düşürebilmişti.

Araba devrildi. Sarı’nın kapanan fabrikası gibi yüzlerce tesis kapısına kilit vurdu. Türkiye’nin en büyük şirketleri dahil olmak üzere reel sektör borç girdabından kurtulmaya gayret ediyor.

Haberde son cümleler şöyle: “Hükümet ve bankalar hâlâ onlara nasıl yardım edeceklerini düşünüyor. Bloomberg’in gelişmekte olan piyasalara dair beklentilerin yer aldığı endekste Türkiye son sırada yer alıyor.”

Mealen Türkiye ekonomisi için ümitsiz vak’a diyorlar…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin