Bir bahar böyle geçti

Fotoğraf | Murat Aydın, Tr724

YORUM | MURAT AYDIN

Benim şehrimin bahçeleri çiçeklenip bembeyaz oldu ya, yine göremedim, tam üç bahar oldu onları göremedim. Bütün bir ova bembeyaz çiçeğe durdu, dağları beyazdı, ovaları beyaz, dağları kar, ovalarında bahardı ama göremedim.

Mora beyaza durmuştur; haşhaş tarlalarını, uçsuz bucaksız bir kızıllıktır, gelincik denizini! Üç yıl oldu göremedim. Eriyen sular bensiz aktı dağlardan, çaylara, çaylardan nehirlere. Leylekler göç yollarında evimizin çatısında soluklandılar, sesleriyle uyanamadım.

Kim bilir nasıl bir çılgınlıkla çiçeklenmiştir kirazlar, kaysılar, bademler, erikler. Uçsuz bucaksız bir çiçek denizi olmuştur ovalar.

Ama ben göremedim…

Oysa; baharın peşinde yollara düşerdim bu zamanlar, yüz kilometreler boyu baharı mı kendimi mi aradığımı bilemeden yol gider ben giderdim. Ben mi yollarda olurdum yollar mı yüreğime saplanırdı karışırdı çoğu zaman.

Ay nerde doğsa oradaydık 
Dallarda zerdali çiçekler 
Savrulup gider rüzgar esince 
Bütün bir bahar böyle geçti 

Fotoğraf | Murat Aydın, Tr724

Ezginin Günlüğü söylüyor ‘Bütün bir bahar böyle geçti’ diyor. Nasıl da acıtan bir söz bu! Yine bir bahar böyle geçti. Üç yıl oldu gidemedim. Yollar yolumu gözlüyor mudur? Kendi vatanımda yarı mahpus yaşadığımı biliyor mudur? Gelmedim diye gönül koyuyor mudur?

Leylaklar da açmıştır şimdi, 15 yaşımın kokusu. Yüreğimin korkusu.

Annemin sesi beni özlüyor mudur? 15 yaşım bana gönül koyuyor mudur? Bu yıl da gidemedim. Bir bahar daha böyle geçti.

Oysa;

Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi

Biliyorum herkesin çok daha büyük dertleri var, yine de her yürekte dert büyük. En çok yolları özlüyorum, en çok leylakların kokusunu.

Fotoğraf | Murat Aydın, Tr724

Ben hep 15 yaşımın kokusunda kaldım ve oradan hiç gitmedim. Yıllar yıllar boyu her bahar yeniden ziyaret ettim 15 yaşımı. Onun yollarında beraberce yürüdüm, her bahar yine yürüdüm, hep yürüdüm, hiç terk etmemiştim. Çardağın altına oturup annemin sesini dinledim.

Anne sesi… Söylemesi bile güzel.

Mistik bir dünya içinde girip, hiç değişmeyen, başkalaşmayan, yaşlanmayan bir zamanı yaşadım. ‘O zamanlar ben kuşlardan da küçüktüm/Bir gece vaktiydi/Aşk tuttu elimden benim’

Hırsızlar ne çok şeyimizi çaldınız.

Üç bahardır böyle geçiyor. Dokunamadan, Koklayamadan, çardağın altına kıvrılıp gaz ocağının sesiyle uyumadan. Ah Leylaklar da kokmaya başlamıştır şimdi.

Baharda açmışım gözlerimi dünyaya, bahar çocuğuyum, ondandır ona aşkım. Yeniden doğmaktır, yeniden dirilmek, yeniden hayat bulmaktır bahar, ondandır ona aşkım.

Bahar çağırıyor, Yollar çağırıyor. Ben yarı mahpus, kızından ve yollardan ayrı.

Fincana kahve koydum gel
Bugün bahara uydum gel
Ay doğdu dağın üstünden aman
Dallarda beyaz çiçekler

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin