AYM sarımsaklı yoğurdu nereden bulacak!

YORUM | BÜLENT KORUCU

Yalancılığı ile meşhur bir avcı yanında bir yamayıcı taşır, söylediklerinin açıkta kalan kısımlarını ona yamatırmış. Birgün yalancı iyice gemi azıya almış ve yamacıya güvenerek başlamış anlatmaya: “Okumu, yayıma yerleştirdim, gerdim. Güvercinlere doğru attım. Bir de yanlarına gittim ne göreyim: Püryan olmuş, pişmiş onlar; yanında da soğan, sarımsaklı yoğurt, yemeye hazır.“ Tecrübeli  yamacı bile aciz kalmış bu yalanın üstünü örtmeye: “Haydi diyelim ki sen oku attın, ok havada sürtündü, ateş çıktı; kuşlar püryan oldu. A be birader soğanı sarımsağı nereden bulayım?!.”

Türkiye’de uzun süredir anayasa ve diğer kanunlar uygulanmıyor. Sadece ceza kanunu yürürlükte; onu da seçerek ve talimata göre uyguluyor, gazinodan bozma adliyeler. İdareyi denetlemekle görevli yüksek yargı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kural dışı, hukuk dışı işlerine kılıf üretme mekanizmasına dönüştü. ‘Devlet bazen rutin dışına çıkar’ diyen Süleyman Demirel’i mumla arar durumdayız. Devlet artık nadiren kurallara uyuyor.

Son tartışma konusu TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın İstanbul Belediye Başkan için istifa edip etmeyeceği konusu. Aslında tartışmaya açık olmayan bir mesele. Zira Anayasanın ‘Başkanlık Divanı’ başlıklı 94. maddesi, “TBMM Başkanı, başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında Meclis tartışmalarına katılamazlar; başkan ve oturumu yöneten başkanvekili oy kullanamazlar” hükmünü düzenliyor. Yıldırım, bu konudaki soruya “İstifa tartışmaları benim dışımda, konu kapanmıştır diye düşünüyorum” cevabını verdi. Erdoğan’ın ‘istifaya gerek yok’ fermanına gönderme yapıyor.

Bu saatten sonra kim çıkıp ‘TBMM Başkanı istifa etmeden aday olamaz’ diyebilir? Konunun iki muhatabı var gibi; Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Seçim Kurulu. AYM, Erdoğan’ın seçim çalışmalarında cumhurbaşkanlığı imkanlarını kullanmasına onay veren yer. YSK, kanunun açık hükmüne rağmen mühürsüz zarfları geçerli kabul eden kurul. Şu anda emin olun ikisi de ‘büryanın yanına soğanı, sarımsağı nasıl uydururuz’ arayışı içindedir. Umarım bu iki mahkemeye müracaat dışında misyonu kalmayan CHP başvuruyu yapar ve biraz eğleniriz. Soytarılar kralı eğlendirirken halk da nasiplenirmiş.

Açık hükümlere karşın Yıldırım’ın istifasına gerek olmadığını savunan AKP’liler, “Anayasada böyle bir yasak var, ancak yaptırımı yok” gerekçesini dile getiriyormuş. Anayasa ve TBMM İçtüzüğü’nde yer alan açık hükümlere rağmen OHAL KHK’lerinin 1 ay içinde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi de bu gerekçeyle savsaklanmıştı.

Erdoğan’ın İstanbul’u kaybetmemesi için Yıldırım hayati önemde biri değil. Tam aksine seçmene sempatik gelecek ve meydan çoşturacak  bir karizması da yok. Yıldırım da kerhen aday oluyor havasında. Belediye başkanlığı, Meclis Başkanlığından sonra fazlasıyla tenzili rütbe anlamına geliyor. O yüzden kişiye özel protokol düzenlemesi yapılıp ön sıralara taşınması bile gündemde. Öyleyse Erdoğan’ın amacı ne?

ÖZGÜR ÖZEL’E SİLİVRİ YOLLARI…

Bence Erdoğan bu hamleyle seçimi başlamadan kazanacak. ‘Anayasa dahil bütün kurallar ayağımın altında.’ mesajını bir kez daha ve en üst perdeden veriyor. Görev süresi abra kadabra yapılarak uzatılmış bir YSK ve yürürlükte olmayan bir Anayasa ile girilen seçimde Erdoğan’ın cetvelle çizdiği sonuçlar açıklanacak.

Genel Kurul ve komisyonlarda kişisel şovlarıyla muhalefetçilik oynayan ve demokrasi yanılgısının sürmesine katkı sunan CHP’lilere kötü haberim var. Özgür Özel yakında tutuklanır. 15 Temmuz’dan sonra fiilen ilga olan Anayasa’da, milletvekili dokunulmazlığı ve kürsü sorumsuzluğu bulunuyor olması kimseyi aldatmasın. Özel, daha önceki maklube şovlarıyla da karıştırmasın bunu. Erdoğan’ın en zayıf noktasına, 15 Temmuz’a vurdu. Öyle bir gözdağı vermeli ki kimse bir daha cesaret edemesin. Hiçbir delil olmadan Anayasa Mahkemesi üyelerini suçüstü hali gerekçesiyle tutuklayan yargı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi kararlarına direnen adliyenin yapamayacağı şey yok. Bunların hepsi anayasa ihlaliydi. Geçmiş olsun.

Özgür Özel, hâlâ meseleyi anlamamış gibi yapıyor, Hulusi Akar’la mahkemede yüzleşmekten filan söz ediyor. Hadi Muharrem İnce gibi söyleyeyim: “Adam, tenezzül edip Meclis Komisyonuna gelmedi, senin kıytırık duruşmana mı gelecek!”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin