Yazar Arşivi

Cemil Tokpınar

[email protected]

Yorum | Cemil Tokpınar İman, hâl ve ibadetle ilgili birbirine yakın üç kavram vardır. Bunlar, “hakka’l-yakîn”, “huzur-u daimî” ve “ihsan”dır. Hakka’l-yakîn, kendisinden önce gelen iman …

Yorum | Cemil Tokpınar Cenaze namazını sık sık mı kılarsınız ara sıra mı? Bir camide cenaze namazına kalkıldığını görünce, “Nasıl olsa farz-ı kifayedir. Ben kılmasam …

Cemil Tokpınar Hafızanızdan şikâyetçi misiniz? “Son günlerde çok unutkan oldum” mu diyorsunuz? Ya da her şeyi daha kolay ezberlemek mi istiyorsunuz? Yeni bir dil öğrenmeye …

Yorum | Cemil Tokpınar Yıl 1930… Altı asırlık koca çınar olan Osmanlının yıkılması üzerine hem onun mirasına konan hem de onu reddeden yeni Türkiye’de peş …

Yorum | Cemil Tokpınar Kim bilir 30-40 yılınızı okumakla geçirip doktor, hâkim, öğretmen, subay veya polis oldunuz. Mesleğinizi o kadar çok seviyordunuz ki, aşkla şevkle …

Yorum | Cemil Tokpınar Her gün minarelerden yükselen ezanı dinlerken gözyaşına boğuldunuz mu hiç? Hele bu kutlu çağrıyı işitince sevinçten uçup kurban keserek bayram ettiniz …

Yorum | Cemil Tokpınar   Çocuk masumiyetin ve saflığın sembolüdür. Çocuk neşedir, huzurdur, mutluluktur. Çocuk hayatın tadıdır, tuzudur, lezzetidir, güzelliğidir. Çocuk melektir, melek gibi saf …

Yorum | Cemil Tokpınar Bir işe girişmek istiyorsunuz, ama önünüzde birçok seçenek var. “Hangisini tercih etsem” diye düşünürken, kafanız karmakarışık bir hâle gelmiş. Diyelim kendi …

Yorum | Cemil Tokpınar Yaşadığımız zorlu sürecin mağduru olanların kimi haksız bir şekilde mesleklerinden ve işlerinden atıldı, kimi işine devam etse de ciddi sıkıntılar yaşıyor, …

Yorum | Cemil Tokpınar Risale-i Nur’u anlamak için uygulayacağımız çok kolay ve etkili yöntemlerden birisi, birkaç kişiyle yapacağımız “müzakereli ders”tir. Müzakereli derse “grup dersi, çalışmalı …

YORUM | CEMİL TOKPINAR İman ve Kur’an hakikatlerini akıl, mantık, kalp ve duyguları tatmin edecek surette anlatan Risale-i Nur’u hakkıyla anlayıp istifade etmenin birçok yolu …

Yorum | Cemil Tokpınar 2004’ün yazında, bir seminer sonrası kitaplarımı imzalıyordum. Beş yaşında olduğunu tahmin ettiğim bir çocuk masama yaklaştı. Biraz izleyip gideceğini sanıyordum ama …