AnaSayfa»Yazarlar»Hasan Cücük»Arada gelip, iz bıraktılar

Arada gelip, iz bıraktılar

Pinterest Google+

HABER-YORUM | HASAN CÜCÜK

Ligin ilk devresinde aradığını bulamayan takımlar devre arasındaki ara transfer döneminde kadrolarını güçlendirme yoluna gider. Aslında ara transferde oyuncu almak bir risktir. Takıma uyum için fazla vakti yoktur. İşin doğrusu çoğu oyuncular da fiyasko olur. Kurtarıcı olarak alınıp, takımın baş belası konumuna gelenler oldukça fazladır. Ancak hakkını teslim edeceğimiz başarılı transfer de yok değil. İşte 2000’li yıllarda ara transfer döneminde Türkiye’ye gelip de tribünleri coşturan yıldızlardan bir demet.

Marcio Nobre (Fenerbahçe): 2004’te ara transferde kiralık olarak Fenerbahçe kadrosuna katılan Marcio Nobre daha ilk maçında iki gol atarak taraftarların gönlüne girmeyi başardı. Sezonu 12 golle tamamlayan Nobre’yi Fenerbahçe yönetimi sezonun bitimiyle birlikte bonservisini ödeyip kadrosuna kattı. Vatandaşı Alex’le iyi bir uyum sağlayan Nobre, attığı gollerle tribünleri coşturdu. 2,5 sezon Fenerbahçe formasını giyerken, 80 maçta 46 gole imza attı. 2006-11 arasında Beşiktaş için ter döken ve Türk vatandaşlığına geçerek Mert ismini alan Nobre, futbol hayatını hâlen Erzurumspor’da sürdürüyor.

Franck Ribery (Galatasaray): Ocak 2005’te 2,5 milyon Euro bonservis ücretiyle Metz’den Galatasaray kadrosuna katılan Franck Ribery, 21 yaşında gelecek vaat eden bir yıldız adayıydı. Galatasaray formasıyla iyi bir performans ortaya koyan Ribery, ligde 14 maçta forma giydi. Galatasaray’ın Türkiye Kupası finalinde Fenerbahçe’yi 5-1 yendiği maça damgasını vuran Ribery, parasını alamadığı gerekçesiyle FİFA’ya başvurup sezon sonu bedelsiz olarak Marsilya’ya gitti. Kısa sürede Avrupa’nın en iyi orta saha oyuncularından biri hâline geldi ve 11 yıldır Bayern Münih formasını başarıyla terletiyor.

Nicolas Anelka (Fenerbahçe): PSG, Arsenal, Real Madrid, Liverpool ve Manchester City formalarını giyen Anelka, gittiği her kulüpte başarılı olduğu kadar problemli de bir isimdi. Ocak 2005’te Fenerbahçe’ye transfer olan Anelka, kısa sürede kalitesini Türk futbolseverlere gösterdi. 2005-06 sezonuyla birlikte takıma tam uyum sağlayan Anelka, oynadığı futbolla yeniden Fransa milli takımı kadrosunda yer buldu. 2006’da 14 milyon Euro bedelle Bolton’a transfer olup yeniden Premier Lige döndü. Anelka, Fenerbahçe formasını 39 maçta giyip 14 gole imza atmıştı.

Bobo (Beşiktaş): Ocak 2006’da kiralık olarak Beşiktaş kadrosuna katılan Bobo, çıktığı ilk lig maçı olan Diyarbakırspor karşısında 6. dakikada golle tanıştı. Sezonun geri kalanında 14 lig maçında 5 gol atan Bobo, çalışkanlığı ile dikkat çekti. Sezonun bitimiyle bonservisini alan Beşiktaş, 2011’e kadar oyuncusunu takımda tuttu. Beşiktaş’la çıktığı 144 maçta 57 gol atarak, siyah- beyazlı taraftarların gönlünde silinmez iz bıraktı. Beşiktaş’tan sonra ülkesine döndü fakat 2012’de yeniden Türkiye’ye gelerek 3 yıl daha Kayserispor forması giydi.

Fabian Ernst (Beşiktaş): Ocak 2009’da Beşiktaş kadrosuna katılan Fabian Ernst ilk kez Almanya dışına çıkarken daha önce Hannover 96, Hamburg, Werder Bremen ve Schalke 04 formasını giymişti. Sezonun ikinci devresinde oynanan büyün maçlarda forma giydi ve kazanılan şampiyonlukta önemli rol oynadı. Çalışkanlığı ve 90 dakika oyundan düşmemesiyle dikkat çeken Ernst, 2012’de Beşiktaş’tan ayrılıp Kasımpaşa’ya giderken siyah beyazlı formayla 106 maça çıkıp 7 gol atmıştı.

Didier Drogba (Galatasaray): Chelsea formasını 8 yıl giyip Avrupa’nın en iyi forvetlerinden biri olan Didier Drogba’nın yolu Türkiye’ye 2013’te düştü. Çin’in Shanghai Shenhua takımından Ocak 2013’te Galatasaray’a geldi. 1,5 yıllığına sarı kırmızılı takımla anlaşan Drogba, ilk maçında Akhisar karşısında çıktı. 63. dakikada oyuna girdi, maçı bir gol ve asistle tamamladı. 35 yaşında olmasına rağmen formundan bir şey kaybetmeden ter döken Drogba, 51 maçta Galatasaray formasını giyip 20 gol attı. 2014’te sezonun bitimiyle birlikte yeniden eski takımı Chelsea’ye döndü.

Wesley Sneijder (Galatasaray): Hollanda futbolunun son dönemde yetiştirdiği en önemli yıldızlardan biri olan Sneijder, Ajax, Real Madrid ve İnter formalarını başarıyla giymişti. 2013’te ara transfer döneminde İnter’den ayrılmak isteyen Sneijder’i kadrosuna katmak için Liverpool, PSG ve Tottenham gibi takımlar teklif götürürken, mutlu sona ulaşan takım Galatasaray oldu. Türkiye’de 4,5 sezon top koşturan Sneijder, Galatasaray’ın unutulmazları arasına adını yazdırdı. Sezon başında alacaklarına karşılık bonservissiz olarak Fransa’nın Nice takımına transfer oldu. Sneijder, sarı kırmızılı formayla 183 maça çıkıp 48 gole imza attı.

Ryan Babel (Beşiktaş): Kariyerinde Ajax ve Liverpool formalarını giyen Ryan Babel’in yolu Türkiye’ye 2013’te düşerken, takımın adı Kasımpaşa oluyordu. Oynadığı futbolla dikkatleri üzerine çeken Babel, 2015’te ülkemizden ayrılıp Katar liginin yolunu tuttu. Deportivo formasını giyerken Ocak 2016’da ara transferde bedelsiz olarak Beşiktaş’a gelen Babel, kısa sürede Şenol Güneş’in gözdelerinden biri hâline geldi. Ara sezonda geldi ve 18 maçta forma giyip 5 gol attı. Bu sezon da Beşiktaş’ın en başarılı isimlerinden biri olan Babel, lig, kupa ve Şampiyonlar Ligi’nde 23 maçta forma giyip 9 gol buldu.

Önceki Son 10 Yazı:
Bitmeyen şarkı: ‘Haydi gel, ligimize geri dönelim’ - 16 Oca 2018
Real Madrid’e ne oldu? - 15 Oca 2018
Dünyanın en pahalı kalecisi olmanın hakkını verdi - 13 Oca 2018
Futbolun Evliya Çelebileri! - 12 Oca 2018
Futbolun muhteşem üçlüleri - 11 Oca 2018
Öyle ‘Ara’da olmuyor! - 10 Oca 2018
Arda, Alpay Özalan gibi olmayı seçti - 09 Oca 2018
Alırken bonservise alerjisi olan başkan! - 08 Oca 2018
Bir Ozan Tufan vardı, n’oldu? - 06 Oca 2018
Avrupalı Türkleri bekleyen sıradaki tehlikeler - 05 Oca 2018
önceki yazı

Yetki gaspı ve Mazhar Osman

Sonraki yazı

Yargı hangisinin köpeği?

Yorum yapın

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir