AGİT dedi ki: Seçim adil değildi, YSK’nın mühür kararı yasaya aykırı

[Haber-Yorum: Mehmet Dinç, Strazburg]

14-16 Nisan tarihleri arasında Türkiye’de referandum sürecini denetleyen AGİT ve AKPM heyetine göre referandum eşit olanaklarla yürütülmedi. Özellikle YSK’nın mühür kararının yasalara aykırı olması referandumu şaibeli hale getirdi. Açıklama yapmak için AGİT’in raporunu bekleyen ABD ve AB için referandumun meşruiyeti tartışmalı hâle geldi. Her ne kadar hükûmet ve yandaş medya AGİT’in raporuna ‘provokasyon’ dese de aslında Avrupa’da kurucularından olduğumuz kurumlardan biri olan AGİT, anlaşma gereği Türk hükümetinin davetiyle geldi.

26 ülkeden, 40 AGİT üyesi ve 23 kişilik AKPM heyeti referandum öncesi kampanya sürecini ve referandum haftasını gözlemledi. AGİT nihai raporunu 8 hafta içinde tamamlayıp açıklayacak. Fakat basın toplantısında raporun hangi yönde çıkacağı büyük oranda belli oldu. Daha önce kampanya dönemi ile ilgili görüşlerini paylaşan AGİT gözlemcileri devlet imkânlarının ‘Evet’ propagandası için kullanıldığını ifade etmişlerdi. Tarafsız kalması gereken Cumhurbaşkanının tarafsızlığını yitirdiğini ifade etmişlerdi. Medya organlarının ise tek taraflı yayın yaptığının altını çizen yetkililer ve eşit şartlarda bir yarışın olmadığını söyledi.

AGİT’in görüşü Türkiye’nin denetleme sürecinde etkili olacak

AGİT’in raporu önemli, doğrudan yaptırım görülmese de ABD ve AB’nin açıklama yapmadan önce AGİT raporunu işaret etmeleri kurumun ne kadar önemli olduğunun ispatı. Ayrıca önümüzdeki hafta Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) bahar oturumunda Türkiye konusu masaya yatırılacak. Eylül’den beri bir şekilde ertelenen oturum nihayet Nisan’da yapılacak. Türkiye 14 yıl sonra tekrar denetleme surecine girme riski ile karşı karşıya. Büyük olasılıkla genel kurulda yapılacak tartışmanın ardından Türkiye demokrasi liginde küme düşecek. Referandum sürecinde  yaşananlar ve AGİT’in ilk açıklamaları muhakkak bu tartışmada ve oylamada etkili olacaktır.

agit spot

Devlet imkânları usulsüzce ‘Evet’ için kullanıldı

Heyete göre referandum genel olarak sakin geçti, teknik olarak pek fazla sıkıntı yaşanmadı, fakat kampanya süreci kesinlikle eşit şekilde yürütülmedi. İfade özgürlüğünü kısıtlandı. Medya organları kapalı, gazeteciler hapiste olduğu için halk yeterince bilgi edinemedi. Devlet kaynakları ‘Evet’ için uygunsuz şekilde kullanıldı. Devlet televizyonları ve özel televizyonlar çok büyük oranda ‘Evet’ kampanyası için çalıştı. İktidar partisinin basında çok daha fazla yer aldı. Aynı zamanda YSK’nın taraflı yayını engelleme şansı da ortadan kaldırıldı.

YSK’nın oy pusulası kararı yasalara aykırı

AGİT heyetine göre seçim kurumlarının çalışmaları şeffaf değildi, hakim ve savcılar referandum süresince baskılandı. Oy sayım prosedüründeki değişiklikler önemli bir güvenceyi ortadan kaldırdı. Referandum  hukuki alt yapısı demokratik süreç için yetersiz kaldı. Referandumla önerilen 18 değişikliğin, anayasanın 72 maddesini kapsadığını ve paket olarak oylamanın uluslararası standartlara uymadığını ifade edildi. Seçmen her maddeyi ayrı ayrı değerlendirebilmeliydi. Seçim kurullarının uygulamaları çok şeffaf değildi. Ayrıca YSK kararlarının  yargı yoluna kapalı olması eleştirildi.

‘Terörist’ söylemi seçim dilini kirletti

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nden delegasyonun başkanı Cezar Florin Preda, genel olarak, referandum Avrupa Konseyi standartlarına uygun olmadığını söylerken, “Yasal çerçeve gerçekten demokratik bir sürecin devam etmesi için yetersiz kalmıştır. Acil bir durum asla hukukun üstünlüğünü baltalamak için kullanılmamalıdır” ifadelerini kullandı. Heyetin ifadesiyle, kampanya söylemleri, bazı hayır destekçilerinin terörist olduğunun söylenmesiyle kirletildi.

Kampanya ORANTISIZ devam etti

AGİT, kapmayanın 17 Mart-7 Nisan dönemini kapsayan raporunda yarışın orantısız devam ettiği bildirmişti. ‘Evet’ yarışında bulunan iktidarın, devletin tüm imkânlarını kullandığı ifade ederken “Hayır” kampanyası yürütenlerin kısıtlı imkânlarla kampanya yaptıkları belirtti. Ayrıca medya organlarında  kampanyalara eşit süre verilmediği ve ayrıca eşitliği  şart koşan kanunun da iptal edildiği raporda yer aldı.

OHAL ortamında referanduma tepki

Avrupa Konseyi, Venedik Komisyonu ve Avrupa Parlamentosunun ısrarla üzerinde durduğu konu ise OHAL ortamında referanduma gidilmesiydi. AGİT de, ayni konu üzerinde ısrarla durdu. Ülke genelinde OHAL devam ederken, gazeteciler tutuklu, siyasi liderler tutuklu, muhalif görüşler susturulurken, hayır kampanyana müdahale edilirken referanduma gidilmesi eleştirildi. OHAL’in hukuk devletini ve hukuk kurallarını gölgede bıraktığı kanaatindeler. OHAL hiçbir zaman hukuk devletini gölgede bırakmamalıdır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin