AnaSayfa»Manşet»Futbolda ‘en iyi erkek’ Ronaldo, ‘en iyi kadın’ Lloyd

Futbolda ‘en iyi erkek’ Ronaldo, ‘en iyi kadın’ Lloyd

FİFA Futbol Ödülleri’nde sürpriz yok!

0
Paylaşımlar
Pinterest Google+

Geçen yılın en iyi oyuncusu, hemen herkesin ittifakıyla Cristiano Ronaldo oldu. FİFA’nın açıkladığı ‘en iyiler’ listesinde, Leicester City’yi kimse beklemezken şampiyonluğa taşıyan Claudio Ranieri, adı salon futboluyla (futsal) anılan Alessandro Rosa Vieira (Falcao) ve Almanya kadın futbolunun efsane isimlerinden, Alman Kadın Milli Takımı’nın teknik patronu Silvia Neid de bulunuyor.

2016’nın en güzel golünün, yani Puskas Ödülü’nün sahibi ise, beklenmedik bir isim: Malezya’dan Mohd Faiz bin Subri. Malezyalı oyuncu, bu kategoride Messi gibi dünya starlarıyla yarışıyordu ancak futbol severlerin oylarının çoğunu kazanmayı başardı. Fair Play ödülünün bu yılki sahibi ise, Brezilya takımı Chapecoense’nin uçak kazasında neredeyse bütün oyuncularını kaybetmesinden sonra, karşılıklı oynayacakları Copa Sudamericana finaline çıkmayarak kupayı Chapecoense’ye hediye eden Kolombiya takımı Atletico Nacional’e gitti.

AMERİKA VE ALMANYA KADIN FUTBOLUNDA ÖNDE

FİFA ödülleri ve futbol denilince genelde akla ‘en iyi erkek futbolcu’ gelse de, FİFA her yıl kadın futbolculara da ödül veriyor. Bu yıl, en iyi kadın futbolcu ödülü Amerikalı oyuncu Carli Lloyd’a gitti. Houston Dash takımında orta sahada oynayan Lloyd, iki kez Olimpiyat madalyası, bir kez de FİFA Kadınlar Dünya Kupası sahibi Amerikan Kadın Milli Takımı’nın da beyni. 2015’te de en iyi kadın oyuncu seçilen Carli Lloyd, 34 yaşında olmasına rağmen, dünyadaki en iyi kadın futbolculardan biri.

FİFA’nın ‘en iyi kadın teknik direktör’ ödülünün sahibi Silvia Neid ise, Almanya kadın futbolunun hem oyuncu, hem de koç olarak en iyisi. Kariyerine, Rio Olimpiyatları’nda Alman Kadın Milli Takımı’na ilk altın madalyasını getirerek son veren Silvia Neid, oyunculuğu döneminde de, teknik direktörlüğü döneminde de, Almanya’nın Avrupa’da ve Dünya Kupası’nda başarıya ulaşmasını sağladı. Dünya üzerinde, herhangi başka bir ülkede, onun kadar başarılı olmuş bir kadın futbol figürü yok.

FİFA’NIN İLK 11’İ BEĞENİLMEDİ

Bu yıl verilen ödüllerin en çok eleştiri alan kategorisi, FİFA’nın belirlediği ‘en iyi 11’ oldu. Tam 5 Real Madrid oyuncusunun (Ramos, Marcelo, Modric, Kroos, Ronaldo) ve 4 Barcelona oyuncusunun (Pique, Iniesta, Messi, Suarez) yer aldığı ilk 11, haliyle tepki çekti. İngiliz gazeteleri, Premier Lig’den oyuncularından da yer alabildiği alternatif bir liste hazırladı.

Her ne kadar listeye giren oyuncuların geçen yılki performansları hayli yüksek olsa da, FİFA’nın çeşitliliğe özen göstermesi yönünde bir beklenti de var. Zira dünyanın her yerindeki liglerde, hayli başarılı sezon geçiren oyuncular vardı. The Guardian gazetesi, Fransız yıldızlar Antoine Griezmann, Paul Pogba ve Brezilyalı Neymar’ın yokluğunun göze battığını söylerken, kendi alternatif 11’inde, Kante, Gareth Bale, İbrahimovic, Felipe Luis gibi yıldızlara yer verdi.

FİFA’nın 11’inde geçen yıl Şampiyonlar Ligi’ni kazanan Real Madrid’den ve La Liga’yı 1 puan farkla önde bitiren Barcelona’nın yer alması şaşırtıcı değil. Ancak Şampiyonlar Ligi’nde final oyanayan Atletico Madrid ve İtalya liginde fırtına gibi esen Juventus’tan da oyuncular olabilirdi, yorumları yapıldı.

KAYBEDENLER ARASINDA DA YILDIZLAR VAR

Elbette kazananlar kadar, finale kalıp kaybedenler de var. Real Madrid’le hayli başarılı bir performans sergileyen teknik patron Zinedine Zidane ve Portekiz’e sürpriz bir şekilde Avrupa Şampiyonası’nda kupayı kazandıran Fernando Santos, ‘en iyi teknik direktör’ ödülünde Ranieri’yle birlikte finale kalmıştı. En iyi kadın futbolcu ödülünün adayları arasında, Japonya’dan Saki Kumagai, İsveç’ten Lotta Schelin ve Fransa’dan Amandine Henry de vardı.

FİFA’nın Dünya Kupası’na katılacak ülke sayısını 48’e çıkartması ve kulüplerarası dünya çapında bir turnuva düzenlemek için kolları sıvaması konuşulurken, 25. yılındaki FİFA Futbol Ödülleri, karşımıza pek sürpriz çıkarmadı. Aslında bu futbol dünyasının son yıllarda yaşadığı bir sıkıntı. Her ne kadar zaman zaman Leicester City gibi ‘istisnalar’ yaşansa da, büyük yatırımlar gerektiren futbolun çehresi, bir anda değişmiyor…

ronaldo odul

Önceki Yazıları:
Ezeli rakiplerinin ümidi oldular - 01 Ara 2017
Tamam geri dönüş muhteşem de bunun sırrı ne? - 23 Kas 2017
Mısır’ın Muhammed Salah’ı var! - 22 Kas 2017
Galatasaray, Dortmund gibi olur mu? - 21 Kas 2017
İyi ve kötü: Adebayor ve Tudor - 20 Kas 2017
871 maçlık maraton bitti şimdi soru: Kupayı kim kaldıracak? - 18 Kas 2017
Celtic’in rekorunu yine Celtic kırar! - 17 Kas 2017
Boşa giden milyonlar - 16 Kas 2017
Buffon’un vedası… - 15 Kas 2017
Bir kere gözden düşmeye gör! - 14 Kas 2017
önceki yazı

Trafik, bunama riskini artırıyor!

Sonraki yazı

Washington Ankara’nın restini gördü mü? [Adem Yavuz Arslan]

Yorum yapın

Değerli Okurumuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir