13 bölümlük dizinin sezon finali [Tarık Toros]

Suriye söz konusu olunca;

Esasen her şey 2011’de başladı.

O güne kadar “devlet düzeyinde” iki ayda bir ziyaret ettiğiniz Şam yönetimi ile araya mesafe koydunuz.

Önce yaptırımları açıkladınız.

Sonra Esad yönetimine süre biçtiniz.

Bu arada elinizden geleni ardına koymadınız, muhalifleri İstanbul’da Antalya’da topladınız.

Öbür taraftan Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi ile strateji geliştirdiniz.

Suriye’nin kuzeyindeki El Kaide unsurlarını desteklediniz, büyüttünüz.

Onları Hatay’a, Antep’e, sınır illerine yerleştirdiniz.

Yaralı savaşçılarını ülkenizde tedavi ettirdiniz.

Onca silahlı terör eylemine “terör” demediniz.

Faili belli olduğu halde “yayın yasakları” koyup özenle sakladınız.

Her terör saldırısından sonra operasyon yapıp onlarca kişiyi gözaltına aldınız, bir hafta sonra Emniyet’in arka kapısından bıraktınız.

Üstüne üstlük o terör eyleminde hayatını kaybedenleri statlarda falan yuhaladınız.

Daha da çeşitlendirip örneklemeye lüzum yok.

Gözümüzün önünde oldu bunlar.

Halen de bu tutum devam ediyor.

Cumhurbaşkanı daha 6 ay önce kürsülerden “Nusra’ya niye terör örgütü diyorsunuz?” diye sitem ediyordu.

Aynı cumhurbaşkanı, bir ay önce Kasım ayı sonunda, “Esad’ın hükümranlığına son vermek için Suriye’ye girdik” dedi.

Demem o ki, malum politika yakın zamana kadar hiç değişmedi, aynen devam etti.

Tüm bu sürecin mimarı, uygulayıcısı ve sorumlusu olan Cumhurbaşkanı, son günlerde Türkiye’nin Suriye’deki varlığını şöyle savunuyor:

“Kilis’e bomba düştüğü zaman ‘Neredesin hükümet, neredesin ey devlet’ diyorsun. Kilis’e bomba atanların üzerine gittiğin zaman da bu sefer de ‘Dünyayı biz mi kurtaracağız?’. Bunlar ne saf insanlar.”

Dinleyenler de avuçlarını patlatırcasına alkışlıyor.

Aslında, Suriye dizisinin ilk sezonunun finalini yaşıyoruz.

13’üncü bölümü böyle alkışlayan seyirci, sanki ilk 12 bölümü canlı seyretmemiş gibi.

Sezon boyunca neler olduğunu başlıklar halinde yukarıda sıraladım.

Fakat seyirciyi yadırgamamak lazım.

Bilirsiniz, Türkiye’de dizilerin yeni bölümünün önünde “1 saatlik özet bölümü” olur. Ve o bölüm bile reyting sıralamasında üst sıralarda yer alır. Hatırlatmak esastır. Ankara’daki egemenler bunu güzel çözmüş, sözünü söylemeden önce özet geçmiyor. Özet geçse, halk şunları düşünürdü:

-Suriye’de bugün çıbanbaşı olanlar büyütülüp beslenmeseydi,

-Tedavi edilip ev-yurt sağlanmasaydı,

-İstanbul’da, Ankara’daki terör eylemlerinin üzerine gidilip kurbanların kanları yerde bırakılmasaydı,

-Bunu soran, yazan onca gazeteci-aydın “vatan hainliğinden” içeri tıkılmasaydı,

-O bomba ateşlenmez,

-Kilis’e düşmezdi,

-Kimse de “nerede bu hükümet” demezdi.

Ekranlarda Suriye dizisi devam ediyor.

Şu sıralar, ilk sezon finalini yapıyor sadece.

Bunun ikinci, üçüncü sezonu var.

Önceki sezonu unutursanız, yenisini avuçlarınız patlayıncaya kadar alkışlarsınız.

Belki bundan sonra özet geçen de olmayacak, hafızanızla başbaşasınız.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin